Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

O Piç

                      Ölüm gidene değil kalana zordur.   Yine Eylül ayının o klasik zamanlarındaydık. Boğucu çoğu insanın içine huzur veren fakat benim içimi karartan sağanak yağmurlu günlerdendi. O kabus gibi gelen ölümün ardından sadece vestiyerde bıraktığı kokusu hala üzerinde duran turuncu palto vardı. Nasıl yaptığını hala düşünüyorum. Mutluydu ya da ben öyle zannediyordum. Değildi! Benim gibi dengesiz bir adamla yaşamak zordu çok zordu. O benimleyken bir tabak zehire ekmek doğramak zorunda bırakmıştım. Meğerse zorunda gibi hissediyormuş kendini gram mutlu değilmiş. Zaten şayet mutlu olsaydı eğer o gece ‘’pilav lapa olmuş Beste’’ dedim diye bir anda yemek   masasından kalkıp bugün ki gibi bir havada paltosunu dahi almadan çıkıp gitmezdi dahası her zaman o el ele gittiğimiz Poyrazköy tepesinden kendini kayalıklardan aşağı bırakmazdı. Bana bu illet acıyı yaşatmazdı. Hala ölüm hab...

Kahve ve Aşk Üzerine

 30.01.2019   Geceleri daha sessizdir mutfak. Her dokunulan objenin sesi daha belirgin gelir kulağa. Tıpkı aklımızda dolanan düşüncelerin seslerinin daha da belirginleşip kendini filizlendirmesi gibi...    Geceleri uyumamaktan yanayım çünkü insan en çok bu saatlerde kendini tanır. Bundandır ki saat gecenin ikisi olmasına rağmen kendime sade bir türk kahvesi yapmak üzere mutfaktayım. *   Sevgilimle yaşadığım zamanlarda bu mutfakta hem kahve pişirir hem de çay demlerdim. Eskiden bu evde arka fonda çalan müziğin haricinde fikirlerini beyan eden tok bir erkek sesi olurdu ve ben kendi fikirlerimi susturup onun fikirlerini dinlemeyi öğretirdim kendime. Şimdilerde iç sesim ve devamlı çalan arka fon müziği var hayatımda. Şimdilerde bu evde sadece kendi fikirlerimle var oluyorum. Karşımdaki kişiyi dinlemeyi öyle ezberletmişim ki kendime iç sesimin tonunu dahi unutmuşum. Fark etmem gereken hiçbir şeyi fark edememişim.   -Mesela kahvenin üç dakika içerisinde...